Adam Richard Sandler birçoğumuzun şaşırmayacağı üzere ailenin aykırı ferdidir. 9 Eylül 1966'da Brooklyn, New York'ta dünyaya gelen Adam anne ve babası Stan ile Judy'nin kendisi altı yaşındayken yerleştikleri Manchester, New Hempshire'da büyür. Sandler çok göze batar çünkü iki kızkadeşi ve erkek kardeşinin aksine derslerinde üstün bir başarıya sahip değildir.
Okulda bütün öğrencileri ve öğretmenlerin neşe kaynağı utanmaz bir sınıf palyaçosu olarak tanınır. Kıvrak espri zekasından bir kariyer yaratacağının bilincinde değilken 17 yaşında erkek kardeşinin onu amatör bir tiyatro yarışmasına sokmasıyla potansiyelinin farkına varır. Komedyen doğasıyla bütün salonu gülmekten kırıp geçiren Sandler, New York Üniversitesinin Güzel Sanatlar fakültesine yazılarak oyunculuk kariyerine iyi bir başlangıç yapar.
Sandler ilk olarak 'The Cosby Show'un ilk bölümlerinde ve MTV'nin oyun şovu 'Remote Contol'de oynar ve bu iki programdaki performansıyla müthiş bir hayran kitlesi kazanmayı başarır. Ünlü oyuncu Los Angeles'daki bir komedi klübünde çalışırken ünlü şov programı Saturday Night Live'ın çalışanlarından Dennis Miller tarafından keşfedilir. İlk filmi 1989 yılında 'Going Overboard' olur fakat filmdeki rolde komedi yeteneğini ön plana çıkaramaz.
Saturday Night Live'ın yapımcıları Miller'ın Sandler hakkındaki övgü dolu sözlerine kulak verirler ve oyuncuya yeteneklerini tam anlamıyla sergileme fırsatı verecek olan programda metin yazarlığı görevi verirler. Ayrıca Sandler'a programdaki 'Opera Man' ve 'Canteen Boy' dizilerinde küçük roller de vererek oyunculuğun kapısını ona sonuna kadar açarlar. Ve sonunda oyuncu 90'ların ortasında Saturday Night Live'ın en başarılı oyuncularından biri olur.
1991'de rol aldığı 'Shakes the Clown' ve 1993'teki 'Coneheads'ten sonra ünlü oyuncu Warner Bros'la bir albüm anlaşması imzalayarak Grammy adayı olan 'They're All Gonna Laugh at You' albümünü çıkarır ve sinema kariyerine inanılmaz yarar sağlayacak olan bir işe imza atmış olur. Bu albümle hayran kitlesini artıran sanatçı Saturday Night Live'dan ayrılarak yoluna kendi başına devam etmeye karar verir.
Sandler'ın masum görünümüyle birleştirdiği komedi tarzı 1998 yılında bir futbol yıldızını canlandırdığı 'The Waterboy'da da hayranlıkla karşılanır. Oyuncu bu filmin ardından kendisini tüm dünyaya tanıtan 'The Wedding Singer'da rol alarak belki de kariyerinin en çarpıcı oyunculuğunu sergiler. Sandler'in bu filmde sergilediği performansı onun daha önceki filmlerindeki oyunculuğunu mesafeli bulan seyirciler ve eleştirmenlere çok daha sıcak gelir. Oyuncu 1996 yılında aksiyon filmi 'Bulletproof' ve 1999'da da duygusal-komedi 'Big Daddy' de rol alır. Artık film başına 20 milyon dolardan fazla ücret isteyen Adam Sandler'ın gişelerin komedi kralı haline geldiği iddia edilebilir.
2000 ve 2001'de yayınlanan Little Nicky ve Mr. Deeds kitapları sayesinde çok geçmeden yapabileceği daha fazla şey olduğunu fark eder. Prodüksiyon şirketi Happy Madison için daha fazla çalışmaya başlar, Meatball adında da bir animasyon prodüksiyon şirketi kurar. Daha da dolu ve anlamlı bir hayat kurmak için, 2002 yılında uzun zamandan beri kız arkadaşı olan Jackie Titone'a evlenme teklif eder.
2002'de Punch-Drunk Love'ın piyasaya sürülmesiyle Sandler Jim Carrey'nin yolundan giderek sıradan komediden başka dramatik oyunculuk da sergileyebileceğini kanıtlar. Oyuncu hayranlarını şaşırtarak '8 Crazy Nights' adlı bir müzikalde rol alır. Ünlü oyuncu "The Hot Chick" ve "Mr.Deeds"in ardından Jack Nicolson ile birlikte başrolü paylaştığı 'Anger Management' ile hayranlarının karşısına çıkıyor.