Zamanımızın yaşayan efsanelerinden, sinemanın tüm zamanlarda gördüğü en iyi kadın oyunculardan biri olan Hellen Mirren,
İngiliz bir anne ve Rus bir babanın kızı olarak Londra'da dünyaya gözlerini açtı. Mirren, profesyonel tiyatro sahnesine adım attığında henüz 18 yaşındaydı. Old Vic'de
sahneye koyulan "Antony ve Cleopatra"da Cleopatra'yı canlandırdı. Giderek Royal Shakespeare
kumpanyasının baş aktrisi oldu çıktı ve İngiltere'nin çeşitli sahnelerinde gerçekleştirilen pek
çok oyunda görev aldı. Yıllar sonra, tarihler
1995'e işaret ederken esasen İngiltere'de sahnelenmek üzere hazırlanmış bir oyun olan "A
Month in the Country" ile Yeni Dünya'ya yollandı ve bu oyun vesilesi ile New York'ta da sahneye çıkmış oldu.
1969 yılında ilk filmini çevirdi, "Age of Consent", ve James Manson gibi bir ustaya eşlik etti.
Bundan başka her biri ile gerek seyircinin, gerekse eleştirmenlerin beğenesini ve takdirini kazanacağı "The Long Good Friday", Kral Arthur efsanesini alabildiğine görkemli ve doğru bir yorumla
perdeye taşıyan John Boorman başyapıtı "Excalibur" ve sayesinde 1994 yılında gerçekleştirilen
Cannes Film Festivali'nde En iyi Kadın Oyuncu
ödülünü kucaklayacağı "Cal" gibi yapımlarda
unutulmaz performanslar verdi.
Buradan Hollywood'a geçti. "2010", "White
Nights" ve "Mosquito Coast" gibi filmlerde oynadı. Ne var ki eleştirmenler görülmemiş bir şekilde ağız birliği yapıp, filmlerden ziyade Mirren'in başarısını öne çıkardılar kritiklerinde. Yetenekli aktris yine de Amerika macerasına bir ara
verdi ve Avrupa'ya geri döndü. Döner dönmez de
ilk iş olarak, dahi sinemacı Peter Greenaway'in
"The Cook, the Thief, His Wife and Her Lover /
Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı" fîlminde rol aldı ve
unutulmaz bir iş çıkardı. Bununla da kalmadı ve
hemen akabinde "The Comfort of Strangers"da
oynadı. Yine estirdi! Bir süre sonra da bir kez
daha benzersiz bir performansa imza attığı
"Where Angels Fear to Tread" çıkageldi. 1995
yılına gelindiğinde, Mirren'i bir sürpriz bekliyordu. "The Madness of King George"daki oyunu
için En iyi Kadın Oyuncu Oscarı'na aday gösterildi. Film kariyeri bu denli iyi gittiği halde televizyona el atması ve muhteşem varlığıyla burada da boy göstermesi ve televizyon tarihinin unutulmazları arasına girmesi ancak ona özgü olsa gerek. 1972 yılında Mobil Masterpiece Theater yapımı "Cousin Bette"te ve daha sonra da Dennis Potter'ın "Blue Remembered Hills"ın da adından
söz ettirdi. "Cause Celebre / Mistery!"de de görünmekten imtina etmeyen Hellen Mirren, televizyon klasikleri arasına adını yazdırmış "The Collection"da, Malcolm McDowell ve Laurence
Olivier ile rol tokuşturdu. Şimdiye kadar üç adet
BAFTA (British Academy of Film and Television
Arts) ödülü, Broadcasting Press Guild Ödülü ve
Royal Television Society - En İyi Kadın Oyuncu
Ödülü kazandı. Uluslararası arenada ismini geniş kitlelerle buluşturan, ona heptendir hakettiği
şöhretin kapılarını açan "Prime Suspect" serisinde
canlandırdığı Jane Tennison karakerinin hediyesi
ödüller çokluk... Hellen Mirren'in oyunculuğu
nun köklerinin İngiliz tiyatro geleneğinde yattığı
çok açık. Dünya dışı güzelliğinin sırrına ermek
ise bizim harcımız değil. Kocamış yaşına aldanıp
da "Bu kadının neresi güzel!" yanılgısına düşmekten titizlikle kaçınmanızı öneririz. Aksinde
ısrar edeceklerin "Excalibur"a bir göz atmasını
salık veririz. Oyuncunun hası ve endamlısı orada onları bekliyor olacak! Halihazırda neden bahsettiğimizin ayırdında olanlar ise, gönül rahathğıyla "Teaching Mrs. Tingle"ı bekleyebilirler...