Madeleine Stowe, 18 Ağustos 1958'de Los Angeles'ın kuzeyinde bir işçi sınıfı banliyösü olan Eagle Rock'ta doğdu. Madeleine, babası Robert'ın, Oregon'un bir keresteci kasabasında doğduğunu, 5.Otoyolun tasarımına yardım eden bir inşaat mühendisi olduğunu söylüyor. Annesi Miraya Mora yerleşik bir Costa Rica'lı (atalarından biri önemli bir devlet adamı olan Juan Rafael Mora'dır) ailenin kızı idi. 15 yaşında yerinde duramayarak, Boston'a göç etti ve bir yatılı okula girdi, daha sonra 1957 yılında Robert'la tanıştığı Los Angeles'ta bir pansiyona taşındı. Aile, Gledale'a taşındığında (Stowe'un erkek kardeşi ve kız kardeşi de dahil olmak üzere), 12 yaşındaki Madelein, yeni arkadaşlar arayarak, "tam bir terörle" ergenlik dönemine girdi. Kabiliyetli bir piyano öğrencisi olarak, okul arkadaşlarını eve çağırmamak için piyano derslerini bir bahane olarak kullandı. 12 yaşından 17 yaşına kadar, bir süre Horowitz'e öğretmenlik yapmış olan Sergei Tarnowsky ile piyano çalıştı. Tarnowsky, ölmeden bir gün önce hasta yatağından Stowe'a ders verdi. Stowe'nun piyano çalışmları ve zevki, etkin olarak o gün sona erdi. Liseden mezun olduktan sonra,"bir yıl süreyle USC'ye gittim, fakat derslerimi Solari Tiyatrosuna gitmek, oyunları izlemek ve gönüllü olarak çalışmak için sürekli ekiyordum." Orada aynı zamanda oyunculuk için de çalıştı, ancak çoğu kez duvar kağıtlarını yırtmakla ve inşa edilen bu tiyatronun telefonlarına cevap vermekle uğraştı. "İlk prodüksiyonlardan biri, Richard Dreyfus'un da rol aldığı "Onuncu Adam" idi. Mishkin "benim babam gibiydi. Mayer'ın adamlarından biri, Marlon Brando'ya ilk ekran testini vermişti. Twentieth Century Fox'ta yaşlı, yetenekli bir keşifçi, idi." 1981 yılında, "Gangster Kayıtları" isimli televizyon dizisini yaparken, Stowe, Benben ile tanıştı. Stowe ve Benben evlendiler ve tekrar çalışmaya döndüler. Stowe'un "Kan ve Orkidler" mini serileride görünmesini, düşük bütçeli "Tropik Kar" ve "Stakeout" takip etti. Mark Harmon'da rol aldığı "Worth Winning" dizisi ile ilgili olarak Stowe şunları söylüyor: "Senaryoyu gördüm ve bunun ilginç bir zenci komedisi olabileceğini düşündüm. Ancak bu sıkıcı bir Doris Day komedisi haline geldi. Mutlu anlarımdan biri değildi. "Mo-hikanlıların Sonuncusu"nu çekerken Daniel Day-Lewis onun için şunları söyledi: "Onun bir iç dünyası var ve bana her an patlamaya hazırmış gibi geliyor." Jonathan Kaplan ise şöyle hissediyor: "Onun doğal karakteri bir sır, belirsiz, ancak yine de çok duygusal." Jack Nicholson ile "The Two Jackes"i yaptıktan kısa bir süre sonra ve "Closet Land"in hemen ardından Stowe şunları söyledi:"Geçan sene üç muhteşem senaryo gördüm. Şimdi biliyosunuz ki Michelle (Pfeiffer) ve bir kaç kişi daha bunları benden daha önce göreceklerdir. Biri 'Fisher King' (Balıkçı Kral) idi. Orada Mercedes Ruehl rol alıyordu. (ve Oscar kazandı). Diğeri, 'Silent of the Lambs' (Kuzuların Sessizliği) idi ve Jodie Foster rol alıyordu. (Oscar iki). Ve sonuncusu ise 'Closet Land' idi."